|
Kimliksizler Kişiliksizler?
Ağzı olan
konuşuyor, internet dünyasına girense yazar oluyor. ?Yazdıkları ne İpe sapa
gelmez bir sürü kelam?. Orhan Veli?nin adını analım şirini yazının sonuna
aktaralım.
Evet, bu sözleri okuyunca, ne demek
istediğimi anladığınızı çok iyi biliyorum. Çünkü,
sanal alanda uyduruk isimlerle, istediğine istediği gibi yazan ve istediğini
söyleyenler, gittikçe çoğalmaya başladı. İnsanlar bu tutum karşısında nasıl
davranacaklarını ve ne yapacaklarını bilemez oldular.
İşin ilginç yanı, Bu insanlar kendilerine her gün yeni bir uyduruk isimler de
vererek, işi daha da sevimsiz duruma getirdiler. Sohbet ve tartışma
forumlarında, bilgi akışından söz ediyorlar. Bir başkasının emeğini
sorumsuzca harcayıp, sorumsuzca kendi hesabına aktarabiliyorlar. Dahası,
sevmediği bir adama, dile alınmayan sözcüklerle iletiler gönderebiliyorlar.
İşin doğrusu nedir diye düşünmeye başladım. Aklıma gelen ilk düşünce, bu tür
kimliksiz dolaşan insanlar, sanal alanı kirletmeye devam ediyorlar. Kendi
kişiliklerini ve kimliklerini kullanamıyorlar. Korkaklar ve yaptıkları işin
ne denli pis bir iş
olduğunu da biliyorlar
sanırım.
Onlar, yaşadıkları çağda saldırgan tipler. Kendileriyle barışık olmayanlar.
Kendi iç dünyasıyla sürekli kavga edenler, yaşadığı
toplumda tek dostları dahi
olmayanlardır.
Onlar öyle sanıyorlar ki, ben böyle yapınca, var olduğumu kanıtlamış olurum.
İnsan yaşadığını kanıtlamak istiyorsa ve birileriyle kavga etmek istiyorsa
bunu kimliksiz ve kişiliksiz yapmamalı.
Bizim gibi isimlerini açık açık yazanlar ve ileti
adreslerini her yazdığı yazının üstüne, ya da altına aktaranların en büyük
sorunudur. Biz yazıyoruz. Sevenimiz de vardır, sevmeyenimiz de. İlla ki,
herkes bizi sevsin diye bir beklentimiz de yoktur. Gönül ister ki,
sevmeyenler de bizler gibi, açık açık çıkıp ortaya
kendi kimlikleriyle konuşsunlar. Ama olmuyor. Kimliksize kimlik
kazandırmak bizim görevimiz
değildir.
Onlar, üretim denen olgudan nasibini almamışlar. İyi ya da kötü bir şeyler
üretenin sürekli düşmanı olmuşlar. Sürekli bir şeyler üreten insanlara çamur
atıp onları karalamak, kimlikli insanların karşısına kimliksiz olarak çıkmak cüretkarlığını göstermişlerdir.
Onlar, konuşmayı bilmiyorlar. Dedikodu yapıyorlar ya da sanal alemde kimliksiz, kişiliksiz yasayabilmenin özgürlüğünü
bir nimet kabul ediyorlar. Yüzsüzlüğün de bir sınırı olmalı, bu sınır
yasalarla belirlenmeli diye düşünüyorum. Uyduruk kişiler uyduruk isimler
alarak istediği gibi yazıp küfrediyorlar kendi
adıyla açık açık
yazı yazanlara.
İnternet denilen hatların ve bu hatları kullanan bilgisayarların üstünde ip
adresi diye bir olay vardır. Bu ip numarasıyla bu kimliksizlerin alanlarını
bulmak o kadar zor olmamalı diyorum.
Yine, bu internet sitesinde ve birçok sitede yer alan ?İnternet Sitelerine
Dikkat? başlıklı yazımda sözünü etmiştim. Artık dünya devletleri ?İnternet
polisi? diye bir polis teşkilatını oluşturdu ve bunlar, her ülkede tam
anlamıyla görev yapmaya başladılar bile. Biz neden her şeyi en son
yapanlardanız? Neden bir takım gereksinim olan yapılanmayı başka ülkelerin
zorlamasıyla yapmayı seviyoruz.
Benim en çok kızdığım ve yıllardır aldığım bir kararla, internet dünyasında
var olan bu tür kimliksiz yazı yazanlara yanıt vermediğimi söylesem de, onlar
bana ve benim gibi, açık açık adlarıyla yazanlara
saldırmaya devam ediyorlar.
Biz her yazdığımız yazının altına, adımızı ve soyadımızı yazdıktan sonra açık
adresimizi de yazmayı unutmuyoruz. Çünkü, bizim
kimliğimiz ve kişiliğimiz
bellidir.
Ya onların, yani, kimliksiz ve kişiliksiz olanların kimler olduğunu merak
edip, araştıranlar var mı? Vardır mutlaka. Olmaz olur mu? Kılı kırk yararak
izler sürerek yol alırsın ve gider zati kimliksize ulaşırsın. Olur ya, yakayı
ele verirler. Gör o zaman hallerini. Çekirge gibi, atlayıp kaçıyorlar. Yeminibillah ediyorlar. Konuşurken gözleri yumuluyor.
Onlara, devekuşu ya da çekirge
demek sanırım kuşa,
çekirgeye hakaret sayılır.
Onlar, onlar kimliksiz ve kişiliksiz olanlar, sanal ortamında ürettikleri
birkaç küfrün her yazılışında kendilerine iade
edildiğini bilmelidirler.
Gelelim Orhan Veli?nin sözünü ettiğim
şiirine... İşte şiir ..
Pireli Şiir
Bu ne acaip bilmece
Ne gündüz biter ne gece
Kime söyleriz derdimizi
Ne hekim anlar ne hoca
Kimi işinde gücünde
Kiminin donu yok kıçında
Ağız var kulak var burun var
Ama hepsi başka biçimde
Kimi peygambere inanır
Kimi saat köstek donanır
Kimi katip olmuş yazı yazar
Kimi sokaklarda dilenir
Kimi kılıç takar böğrüne;
Kimi uyar dünya seyrine;
Karı hesabına geceleri,
Gündüzleri baba hayrına.
Bu düzen böyle mi gidecek
Pireler filleri yutacak
Yedi nüfuslu haneye
Üç buçuk tayın yetecek
Karışık bir iş vesselam
Deli dolu yazar kalem
Yazdığı da ne? Bir sürü
İpe sapa gelmez kelam
Orhan Veli / varlık,01.07.1946
|